Reklam

Basın Toplantılarında Gerçek Muhatap Saha Muhabirleri Olmalıdır

Yayınlanma Tarihi : Google News
Basın Toplantılarında Gerçek Muhatap Saha Muhabirleri Olmalıdır
Advert

Gazetecilik, yalnızca yayımlanan haberlerden ibaret değildir. Bir haberin ortaya çıkması; araştırma, doğrulama, röportaj, görüntü alma, metin oluşturma ve hukuki sorumluluk gibi birçok aşamadan oluşan zorlu bir emeğin sonucudur. Bu emeğin en büyük yükünü ise sahada görev yapan muhabirler taşır.
Bugün düzenlenen birçok basın toplantısında kurumların yalnızca gazete veya haber kuruluşlarının yönetim kadroları davet ediliyor. Oysa haberi üreten, olay yerine giden, mikrofonu uzatan, saatlerce sahada çalışan ve haberin her aşamasını takip eden kişiler saha muhabirleridir. Bu nedenle iletişim ve basın toplantılarının yalnızca yöneticilerle değil, haberin gerçek sahipleri olan saha muhabirleriyle de yapılması gerektiğini düşünüyorum.
Aslında bu durum yalnızca medya sektörüne özgü değildir. Büyük şirketlerde, hastanelerde ve kamu kurumlarında da yönetim kadrosu ile sahada çalışan personelin görev tanımları birbirinden farklıdır. Yönetim; personel işlemleri, maaş, sigorta ve idari süreçlerden sorumludur. Ancak sahadaki hizmeti veren, vatandaşla birebir temas kuran ve kurumun yükünü taşıyan çalışanlar farklıdır.
Gazetecilikte de benzer bir yapı bulunmaktadır. Yönetim kadroları kurumun idari süreçlerini yürütürken, muhabirler haber peşinde koşar. Olay yerine gider, taraflarla görüşür, bilgi ve belgeleri toplar, görüntü alır, haber metnini oluşturur ve yayımlanan haberin hukuki sorumluluğunu üstlenir. Bu nedenle mesleğin gerçek sorunlarının konuşulacağı toplantılarda öncelikle söz hakkı saha muhabirlerine verilmelidir.
Ne yazık ki günümüzde gazeteciliğin en önemli sorunlarından biri de emek hırsızlığına dönüşen yanlış çalışma anlayışıdır. İletişim fakültelerinde gazeteciliğin etik ilkeleri, haber yazım teknikleri ve doğrulama yöntemleri öğretilir. Ancak hiçbir derste "habere takla attırmak" diye bir kavram bulunmaz. Çünkü gazetecilikte böyle bir meslek ilkesi yoktur.
Bir muhabir saatlerce sahada emek verir; delilleri toplar, röportajlar yapar, fotoğraf ve görüntüler çeker, haberini büyük bir titizlikle hazırlar. Ardından başka bir kişinin masa başında bu haberi yapay zekâ yardımıyla yeniden yazarak veya küçük değişikliklerle kendi üretimi gibi sunması, gazetecilik etiği açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirmektedir. Üstelik olası hukuki süreçlerde bu kişiler çoğu zaman sorumluluğu, "Biz haberi başka bir yerden aldık." diyerek üzerinden atmaya çalışmaktadır.
Oysa hukuki ve mesleki sorumluluğu üstlenen kişi; olay yerinde bulunan, haber kaynaklarıyla birebir görüşen ve haberi sıfırdan hazırlayan saha muhabiridir. Bu gerçek göz ardı edilmemelidir.
Bugün birçok saha muhabiri ve gazeteci, internet haber sitelerinde, köşe yazılarında ve mesleki platformlarda bu sorunu defalarca dile getirmektedir. Çünkü mesele yalnızca haber üretmek değil; emeğe saygı göstermek, gazetecilik etiğini korumak ve mesleğin itibarını geleceğe taşımaktır.
Basın toplantılarında konuşulması gereken asıl konu da budur. Gazeteciliğin geleceği, haberin gerçek sahipleri olan saha muhabirlerinin sesine kulak verilmesiyle daha güçlü bir noktaya ulaşacaktır.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Advert

Yorum Gönder

Yorumlar