Dicle Üniversitesi Rektörlügü; Dicle Nehri Kenarına Atık Bırakıldığı Yönündeki Haberlerin Asılsız Olduğunu Belirterek “Kurumsal İtibarımız Hedef Alınıyor” Denildi.
Rektörlük hakkında son günlerde ortaya atılan “kimyasal atık” iddiaları kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, üniversite yönetiminden resmi bir açıklama geldi. Rektörlük, bazı medya organlarında servis edilen haberlerin gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak iddiaların kamuoyunu yanıltmaya yönelik dezenformasyon içerdiğini açıkladı.
Üniversite yönetimi tarafından yapılan açıklamada, haberlere konu edilen aracın 2025 yılının Temmuz ayında trafikten çekildiği, ardından Mart 2026’da oluşturulan resmi komisyon tarafından hurdaya ayrıldığı belirtildi. Sürece ilişkin tüm resmi belge ve görsellerin mevcut olduğu ifade edilirken, olayın çarpıtılarak servis edildiği savunuldu.

Açıklamada özellikle Dicle Nehri kıyısında herhangi bir kimyasal, tıbbi ya da tehlikeli atığın bırakıldığı yönündeki iddiaların kesin bir dille reddedildiği görüldü. Üniversite bünyesinde oluşan tüm atıkların “Sıfır Atık Yönetmeliği” kapsamında toplandığı, ayrıştırıldığı ve yalnızca lisanslı firmalar aracılığıyla bertaraf edildiği vurgulandı.
Rektörlük açıklamasında, tıbbi atıkların Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından anlaşmalı lisanslı firmalara ücret karşılığında teslim edildiği, tehlikeli atıkların ise özel depolama alanlarında muhafaza edilerek yine yasal prosedürler çerçevesinde imha edildiği ifade edildi. Kampüs içerisindeki evsel atıkların da belediye ekipleri tarafından günlük olarak toplandığı kaydedildi.
İddiaların ardından üniversite güvenlik birimleri ile ilgili teknik ekiplerin bölgede detaylı inceleme yaptığı belirtilirken, haberlere konu edilen alanda herhangi bir atık bulgusuna rastlanmadığı açıklandı. Üniversite yönetimi, ortaya atılan iddiaların somut verilerle desteklenmediğini ve kamuoyunda algı oluşturulmaya çalışıldığını savundu.
Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise bazı medya kuruluşlarına yönelik sert eleştiriler oldu. Üniversite yönetimi, doğruluğu teyit edilmeden yayımlanan haberlerin gazetecilik ilkeleriyle bağdaşmadığını belirterek, “Habercilik; yalan üretmek değil, gerçeği araştırmak ve teyit etmektir” mesajını verdi.
Rektörlük, kamuoyunu yanıltıcı ve üniversitenin kurumsal itibarını hedef alan içeriklerle ilgili hukuki sürecin resmen başlatıldığını da duyurdu. Yapılan açıklama, iddiaların yalnızca çevre tartışması değil aynı zamanda kurumsal güvenilirliği hedef alan bir dezenformasyon süreci olarak değerlendirildiğini ortaya koydu.
Yorumlar