Hukukçular ve akademisyenler, demokratik siyaset, hukuk devleti ve özgürlüklerin güvence altına alınmadığı bir zeminde kalıcı barışın mümkün olmayacağını vurguladı
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen “Barışın Hukuki Zemini: Anayasa ve Toplumsal Uzlaşı” panelinde, hukukçular ve akademisyenler Türkiye’de kalıcı barışın sağlanabilmesi için toplumsal uzlaşı, demokratik siyaset ve hukuk devleti ilkelerinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Ali Emiri Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Rüşen Seydaoğlu üstlenirken, konuşmacılar arasında Prof. Dr. Sevtap Yokuş, Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem, Av. Gürkan Çakıroğlu ve Av. Özgür Erol yer aldı.
Panele, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, DBB Meclisi Eşsözcüleri Demet Ceylan ve Ayhan Karatekin’in yanı sıra, görevden alınarak yerine kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, DEM Parti Diyarbakır milletvekilleri Sevilay Çelenk, Cengiz Çandar ve Serhat Eren ile çok sayıda belediye temsilcisi ve sivil toplum kuruluşu katıldı.

Panelde konuşan Prof. Dr. Sevtap Yokuş, barış sürecinin kısa sürede sonuçlanmasının beklenmemesi gerektiğini belirterek, sürecin sabır, emek ve kararlılık gerektiren uzun soluklu bir inşa süreci olduğunu ifade etti. Türkiye’de bu tartışmaların yeni olmadığını söyleyen Yokuş, çözüm ve toplumsal barış arayışlarının uzun yıllardır gündemde olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem ise konuşmasında “negatif barış” ve “pozitif barış” kavramlarına dikkat çekti. Negatif barışın çatışmasızlık ortamını ifade ettiğini belirten Erdem, pozitif barışın ise toplumsal sorunların demokratik yöntemlerle kalıcı biçimde çözülmesini kapsadığını söyledi. Kürt meselesinin yalnızca anayasal değişikliklerle çözülemeyecek kadar derin bir konu olduğunu belirten Erdem, yargı sistemi ve siyasal pratikte de dönüşüm gerektiğini ifade etti.
Avukat Gürkan Çakıroğlu da hukukun toplumsal sözleşmenin en güçlü zemini olduğunu belirterek, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmadığı bir ortamda kalıcı barışın sağlanamayacağını dile getirdi. Çakıroğlu, baskı ve dayatma yerine toplumsal mutabakata dayalı bir hukuk anlayışının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Avukat Özgür Erol ise sürecin uzun yıllara yayılan demokratik mücadelelerin sonucu olduğunu ifade ederek, toplumsal barışa yönelik gelişmelerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Erol, elde edilen kazanımların korunmasının ve sürecin sahiplenilmesinin önem taşıdığını kaydetti.
Yorumlar