Haber Yasin Güler Araştırmacı yazar Abdulaziz Yatkın tarafından hazırlanan "Peygamberler Şehri Diyarbakır" adlı kitap, Diyarbakır'ın manevi ve tarihi mirasını kapsamlı belgelerle okuyuculara sunmaya hazırlanıyor. Devlet arşivleri, vakıf kayıtları ve tarihi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanan eserde, kentte bulunduğu belirtilen peygamber kabirleri ve makamları ayrıntılı şekilde ele alınıyor.
Diyarbakır'ın tarihi, kültürel ve manevi değerlerini uzun yıllardır araştıran araştırmacı yazar Abdulaziz Yatkın, kentin dini tarihine ışık tutmayı amaçlayan "Peygamberler Şehri Diyarbakır" adlı yeni kitabının hazırlıklarını sürdürüyor. Yaklaşık üç ila dört ay içerisinde yayımlanması planlanan eserin, devlet arşivleri, vakıf kayıtları, vakfiyeler ve tarihi belgeler ışığında hazırlanan en kapsamlı çalışmalardan biri olması hedefleniyor.
Araştırmacı Abdulaziz Yatkın, hazırlık süreci devam eden kitapta yalnızca sözlü rivayetlere değil, resmi arşiv kayıtları ve tarihi belgelerle desteklenen bilgilere yer verildiğini belirtti. Eserde, Diyarbakır sınırları içerisinde bulunduğu ifade edilen peygamber kabirleri ile makamları, tarihsel süreçleri ve kaynaklarıyla birlikte okuyucuların değerlendirmesine sunulacak.
Yatkın, Diyarbakır'ın yalnızca "sahabeler şehri" olarak değil, aynı zamanda önemli bir manevi mirasa sahip "peygamberler şehri" olarak da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Araştırmasına göre kentte 6 peygambere ait kabir ile 8 peygambere ait makam bulunuyor. Kitapta bu alanların tarihsel geçmişi, farklı dönemlerdeki kayıtları ve resmi belgelerde yer alan bilgiler ayrıntılı şekilde inceleniyor.
Yatkın, kabir ile makam kavramlarının birbirinden farklı anlamlar taşıdığına dikkat çekerek, kabirlerin peygamberlerin naaşlarının bulunduğu yerleri, makamların ise peygamberlerin yaşadığı, ibadet ettiği veya uğrayarak ayrıldığı mekanları ifade ettiğini söyledi.
Araştırmaya göre Diyarbakır'da kabirleri bulunduğu belirtilen isimler arasında Hz. Elyesa, Hz. Zülkifl, Hz. Enuş, Hz. Nebi Harut, Hz. Nebi Hallak ve Hz. Harun Asafi yer alıyor.
Makam olarak değerlendirilen mekanlar arasında ise Hz. Zülkifl, Hz. Yunus, Hz. İlyas ve Hz. İdris'e atfedilen noktalar bulunuyor. Yatkın, Hz. Yunus'a ait Diyarbakır'da iki farklı makam bulunduğunu, bunlardan birinin Fiskaya bölgesinde, diğerinin ise Diyarbakır Ulu Camii içerisinde yer aldığını ifade etti.
Kitapta yer verilen bilgilere göre, çeşitli rivayetlerde Hz. Yunus'un Diyarbakır'da bir süre kaldığı ve cami.html" class="etiket-link">Ulu Cami'de yaklaşık üç ay ibadet ettiğinin kabul edildiği aktarılıyor. Söz konusu bilgiler, tarihi kaynaklar ve rivayetler çerçevesinde değerlendiriliyor.

Abdulaziz Yatkın, kitabın en önemli yönlerinden birinin resmi arşiv belgelerine dayanması olduğunu belirtti. Çalışmada devlet arşivleri, Osmanlı dönemine ait vakıf kayıtları, vakfiyeler ve farklı dönemlere ait tarihi belgelerin kapsamlı şekilde incelendiğini ifade eden Yatkın, amaçlarının Diyarbakır'ın manevi kimliğine ilişkin güvenilir bilgileri tek bir kaynakta toplamak olduğunu söyledi.
Araştırmanın, hem akademisyenler hem de Diyarbakır'ın tarihine ilgi duyan okuyucular için önemli bir başvuru eseri niteliği taşımasının hedeflendiği kaydedildi.
Kitapta dikkat çeken bölümlerden birini de Hz. Zülkifl ve Hz. Elyesa'nın kabirlerinin taşınma sürecine ilişkin resmi belgeler oluşturuyor.
Yatkın, 13-16 Eylül 1995 tarihleri arasında gerçekleştirilen kabir nakli sürecine ait resmi kayıtların, belgelerin ve arşiv dokümanlarının da kitapta ayrıntılı biçimde yer alacağını belirtti. Böylece uzun yıllardır farklı şekillerde aktarılan bu sürecin resmi kayıtlar ışığında okuyuculara sunulmasının amaçlandığını ifade etti.
Hazırlık çalışmalarında son aşamaya gelindiğini belirten Abdulaziz Yatkın, "Peygamberler Şehri Diyarbakır" adlı kitabın yaklaşık üç ila dört ay içerisinde yayımlanmasının planlandığını söyledi.
Araştırmacı yazar, eserin Diyarbakır'ın manevi ve tarihi mirasının daha geniş kitleler tarafından tanınmasına katkı sunacağını ifade ederken, çalışmanın resmi belgelerle desteklenen kapsamlı içeriği sayesinde bu alandaki önemli kaynak eserlerden biri olmasını hedeflediklerini dile getirdi.
Yorumlar