Yasin GÜLER - TBMM’de konuşan Gülistan Kılıç Koçyiğit, barış sürecinin yasal zemine kavuşturulması çağrısında bulundu
Gülistan Kılıç Koçyiğit, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı kapsamlı konuşmada, “barış ve demokratik toplum süreci” olarak tanımladığı sürecin kalıcı hale gelmesi için çerçeve yasanın ivedilikle Meclis gündemine alınması gerektiğini söyledi.
Koçyiğit, mevcut sürecin fiili düzeyde yürütüldüğünü ancak bunun hukuki bir zemine oturtulmasının zorunlu olduğunu belirterek, “Belirsizliklerin ortadan kaldırılması ve sürecin güvence altına alınması gerekiyor. Çerçeve yasa bu ihtiyaca yanıt verecek temel düzenlemedir” ifadelerini kullandı.
Meclis bünyesinde kurulan komisyonun çalışmalarına da değinen Koçyiğit, hazırlanan yol haritasının özellikle çerçeve yasaya ilişkin başlıklar açısından önemli olduğunu vurguladı. Siyasi partilere ortak sorumluluk çağrısı yapan Koçyiğit, sürecin yalnızca iktidarın değil tüm Meclis’in ortak sorumluluğu olduğunu dile getirdi.
“Meclis barışın adresi olmalı”
Konuşmasında Meclis’in işlevine dikkat çeken Koçyiğit, parlamentonun yalnızca yasa çıkaran bir yapı olmadığını, aynı zamanda toplumsal sorunların çözüm adresi olması gerektiğini ifade etti. Farklı siyasi görüşlerin bir araya geldiği demokratik bir tartışma zemininin barış süreci açısından kritik olduğunu söyledi.
Yargı paketi ve “torba yasa” eleştirisi
Koçyiğit, iktidar tarafından sunulan 12. Yargı Paketi’ne ilişkin de eleştirilerde bulundu. Paketin adalet, eşitlik ve özgürlük beklentilerine yanıt vermediğini savunan Koçyiğit, Türkiye’de yargı krizinin derinleştiğini ifade etti.
Ayrıca “torba yasa” uygulamasını da eleştiren Koçyiğit, farklı konuların tek bir paket içinde Meclis’e getirilmesinin hem yasama kalitesini düşürdüğünü hem de demokratik tartışmayı zayıflattığını belirtti.
Anayasa Mahkemesi kararları ve eşitlik tartışması
Koçyiğit, bazı yasal düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen yeniden Meclis’e getirildiğini savunarak, bunun anayasal denetimi zayıflattığını öne sürdü. Er ve erbaşlara ilişkin düzenlemelerde eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini iddia eden Koçyiğit, kamu personel sisteminde ayrıcalık yaratıldığı eleştirisini dile getirdi.
Meclis’te “sahte pusula” iddiası
Koçyiğit ayrıca, TBMM’de bazı oylamalarda milletvekillerinin yokluğuna rağmen pusula kullanıldığına dair iddiaları gündeme getirerek, bu durumun Meclis’in saygınlığına zarar verdiğini söyledi.
Kürtçe kullanım ve hak ihlali eleştirisi
Konuşmasında dil haklarına da değinen Koçyiğit, Kürtçe kullanımına yönelik engelleri eleştirdi. Meclis’te yaşandığını iddia ettiği bir olay üzerinden, dil ve ifade özgürlüğü konusunda çifte standart uygulandığını savundu.
Çocuk istismarı davası ve yargı eleştirisi
Koçyiğit, kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir çocuk istismarı davasında verilen tahliye kararını da eleştirerek, yargı sisteminin adalet üretme kapasitesine ilişkin ciddi sorunlar bulunduğunu ileri sürdü.
Onur Ayı ve toplumsal haklar
Haziran ayı Onur Ayı etkinliklerine de değinen Koçyiğit, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına yönelik kısıtlamaları eleştirerek, demokratik hakların genişletilmesi gerektiğini ifade etti.
“Barış mitingleri” çağrısı
Konuşmasının sonunda 27-28 Haziran tarihlerinde Van, Diyarbakır, Mersin ve İstanbul’da düzenlenecek mitinglere dikkat çeken Koçyiğit, bu etkinliklerin barış ve demokratik toplum çağrısını güçlendirmeyi amaçladığını söyledi. Tüm yurttaşları barışçıl demokratik katılıma davet etti.
Yorumlar