Faruk YARIŞ - İş dünyasının temsilcileri kalıcı barışın Türkiye ekonomisine sağlayacağı katkıları ve bölgesel ticaretin geleceğini değerlendirdi.
Demokratik Gelişim Enstitüsü tarafından düzenlenen Sürdürülebilir Barışın Ekonomik Boyutları toplantısı, Şırnak'ın Cizre ilçesinde iş dünyasının önemli temsilcilerini bir araya getirdi. Toplantıda konuşan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, yıllardır çatışmalı sürecin ekonomik maliyetlerinin gündeme geldiğini ancak barışın sağlayacağı ekonomik kazanımların yeterince tartışılmadığını söyledi.
Toplantıya Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya'nın yanı sıra Diyarbakır İş Konseyi Başkanı Mustafa Vural, DTSO Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Erkan Azizoğlu, Başkan Yardımcısı Burç Baysal, TOBB Diyarbakır Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Vedat Elbal, Irak Bölgesel Yönetimi Odalar Birliği Başkanı ve Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Gailan Haji Saeed ile bölgedeki oda başkanları katıldı.
Yaklaşık yarım asırdır devam eden çatışmalı sürecin Türkiye ekonomisine ağır bedeller yüklediğini ifade eden Kaya, yeni bir ekonomik perspektife ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Kaya, çatışmaların sona ermesi halinde Türkiye'nin büyük bir ekonomik sıçrama yaşayacağını, bölgesel kalkınmanın hız kazanacağını ve ülke genelinde refah seviyesinin yükseleceğini dile getirdi.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası olarak uzun yıllardır barışın ekonomik getirilerine ilişkin farkındalık oluşturmak için çalıştıklarını belirten Kaya, barışın yalnızca bölge insanını ilgilendiren bir konu olmadığını vurguladı. Türkiye'nin batısında yaşayan üreticilerin ve çiftçilerin de çatışmalı sürecin ekonomik yükünü taşıdığını ifade eden Kaya, toplumun bu gerçeği görmesi halinde barışa daha güçlü destek vereceğini söyledi.
Çatışmalı sürecin ekonomik maliyetine ilişkin hazırlanan raporlarda kaybın 2 ile 4 trilyon dolar arasında hesaplandığını belirten Kaya, bu rakamın Türkiye ekonomisi açısından tarihi büyüklükte olduğuna dikkat çekti.
Konuşmasında sınır ticaretine de değinen Kaya, Türkiye'nin komşularıyla ekonomik ilişkilerinde güvenlik politikalarının ön planda tutulduğunu ifade etti. Gelişmiş ülkelerin önce ekonomik entegrasyonu sağladığını, ardından siyasi iş birliklerini geliştirdiğini belirten Kaya, Türkiye'nin de benzer bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini söyledi.
Irak pazarındaki gerilemeye dikkat çeken Kaya, Türkiye'nin 2014 yılında Irak'ın en büyük ticaret ortağı olduğunu ancak bugün üçüncü sıraya gerilediğini ifade etti. Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin'in özellikle inşaat, gıda ve metal sektörlerinde Irak pazarında hızla güç kazandığını belirten Kaya, Türkiye'nin kendi pazarını koruyacak ve geliştirecek politikalar üretmesi gerektiğini kaydetti.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tarım, sanayi ve ticaret alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Kaya, güvenlik odaklı politikalar nedeniyle yatırımların istenilen seviyeye ulaşamadığını söyledi. GAP kapsamındaki sulama projelerinin yıllardır tamamlanamamasının bölgesel kalkınmayı olumsuz etkilediğini ifade eden Kaya, ekonomik geri kalmışlığın temel nedenlerinden birinin uzun yıllardır devam eden çatışmalı ortam olduğunu dile getirdi.
Demokratikleşme yönünde atılacak adımların ekonomik dönüşümün önünü açacağını belirten Kaya, toplumsal barışın güçlenmesinin yatırım, ihracat, üretim ve ticaret üzerinde doğrudan olumlu etkiler yaratacağını söyledi. Kaya, barışın Türkiye'nin ekonomik geleceğine yapılacak en büyük yatırım olduğunu ifade etti.
Toplantıda söz alan Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Odalar Birliği Başkanı ve Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Gailan Haji Saeed ise Türkiye ile ekonomik iş birliğinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Türk iş dünyasını bölgeye yatırım yapmaya davet eden Saeed, geçmişte Türkiye ile Irak arasındaki ticaret hacminin çok daha yüksek seviyelerde olduğunu ve yeniden güçlü bir ekonomik ortaklık kurulabileceğini söyledi.
Bölge ekonomisinin son yıllarda önemli değişimler yaşadığını belirten Saeed, iş birliği ve ortak yatırımların her iki taraf için de büyük fırsatlar sunacağını ifade etti. Kalıcı barışın ekonomik gelişmenin temel şartı olduğunu vurgulayan Saeed, bölge olarak bu sürecin başarıya ulaşması için üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduklarını söyledi.
Yorumlar