Faruk YARIŞ – CHP Diyarbakır İl Başkanı Av. Sertaç Eke, Türkiye’nin Kürt meselesinde yeni bir dönemin eşiğinde olduğunu belirterek, silahların susmasının ardından demokratik siyasetin, hukukun, eşit yurttaşlığın ve ekonomik adaletin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’de çatışmaların sona ermesinin yeni bir başlangıç anlamına geldiğini ifade eden Eke, kalıcı toplumsal barış için yıllardır ertelenen sorunların demokratik siyaset zemininde ele alınması gerektiğini vurguladı.
Kürt meselesinin yalnızca güvenlik politikaları üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Eke, aynı şekilde konunun sadece kimlik ekseninde ele alınmasının da Türkiye’nin bütün gerçekliğini karşılamayacağını dile getirdi.
Eke, demokrasi, hukuk, eşit yurttaşlık, ekonomik adalet ve sosyal devlet anlayışının birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, siyasetin bu süreçte önemli bir sorumluluk üstlendiğine dikkat çekti.
Türkiye’nin geçmişte yaşanan tartışmaları yeniden üretmek yerine geleceğin ortak zeminini oluşturması gerektiğini kaydeden Eke, farklı kimliklerin ve siyasi görüşlerin aynı demokratik zeminde bir arada yaşayabilmesinin önemine işaret etti.
Toplumsal barışın temel unsurlarından birinin karşılıklı anlayış olduğunu belirten Eke, anlayışın herkesin aynı düşünmesi anlamına gelmediğini söyledi.
Eke, farklı kimliklerin, siyasi görüşlerin ve toplumsal hafızaların demokratik bir ortamda varlığını sürdürebilmesinin önem taşıdığını ifade ederek, bunun kalıcı hale gelmesi için adaletin sağlanması gerektiğini belirtti.
Adaletin yalnızca yargı alanıyla sınırlı olmadığını dile getiren Eke, devletin bütün yurttaşlarına eşit davranmasının, hukukun üstünlüğünün korunmasının ve demokratik siyasetin meşru bir zeminde yürütülmesinin toplumsal güven açısından kritik olduğunu kaydetti.
Eke, Kürt meselesinin siyaset ve hukuk başlıklarıyla sınırlı tutulamayacağını belirterek, bölgenin ekonomik sorunlarına da dikkat çekti.
Genç işsizliği, yoksulluk, kırsal alanlarda üretimin gerilemesi, tarımsal sorunlar, eğitimde fırsat eşitsizliği ve nitelikli iş gücünün bölge dışına göç etmesinin toplumsal barışla doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Eke, insanların geleceğe dair umudunu güçlendirecek politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Eke, “aş” kavramının yalnızca sofradaki ekmekten ibaret olmadığını belirterek, emeğin karşılığı, üretim gücü, gençlerin geleceği ve sosyal devlet güvencesinin de bu kavramın içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kalıcı bir çözüm için yalnızca siyasi adımların değil, Türkiye’nin geleceğine ilişkin daha kapsamlı bir perspektifin ortaya konulması gerektiğini belirten Eke, insanların kimliğiyle onur duyduğu, hukuk karşısında eşit olduğu, siyaset yapmaktan çekinmediği ve emeğiyle insanca yaşayabildiği bir Türkiye hedefinin önemine dikkat çekti.
Eke, bu noktada Cumhuriyet yurttaşlığı kavramının önem taşıdığını belirterek, Cumhuriyet yurttaşlığının farklılıkların ortadan kaldırılması değil, farklılıklarla birlikte eşit yurttaşlar olarak ortak bir geleceğin kurulması anlamına geldiğini ifade etti.
CHP’nin de süreçte önemli bir sorumluluk taşıdığını belirten Eke, partisinin Türkiye’nin kurucu partisi olmasının getirdiği tarihsel sorumlulukla toplumun bütün kesimlerini ortak bir demokratik zeminde buluşturması gerektiğini söyledi.
Eke, CHP’nin ne inkâr siyasetine ne de ayrıştırıcı bir dile teslim olması gerektiğini belirterek, demokrasi, sosyal adalet ve Cumhuriyet yurttaşlığının birlikte savunulması gerektiğini kaydetti.
Diyarbakır’ın bu süreçte önemli bir rol üstlenebileceğini ifade eden Eke, kentin yalnızca geçmişin acılarının konuşulduğu bir yer olarak kalmaması gerektiğini söyledi.
Diyarbakır’ın Türkiye’nin geleceğinin tartışıldığı önemli merkezlerden biri olması gerektiğini belirten Eke, Kürt meselesinin eğitimden sağlığa, tarımdan sanayiye, gençlikten kültüre kadar hayatın bütün alanlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Eke, kalıcı barışın yalnızca çatışmaların sona ermesiyle mümkün olmayacağını belirterek, adaletin hissedildiği, siyasetin özgürleştiği, emeğin değer gördüğü ve insanların kendisini eşit bir Cumhuriyet yurttaşı olarak hissettiği bir toplumsal düzenin kurulması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin önünde tarihi bir fırsat bulunduğunu belirten Eke, bu sürecin siyasi hesaplaşmalara veya yeni kutuplaşmalara kurban edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Eke, değerlendirmesini “Silahlar susarken, Türkiye ne konuşacak?” sorusuyla sürdürürken, Türkiye’nin anlayışı, adaleti, aşı ve Cumhuriyet yurttaşlığını konuşması gerektiğini belirtti. Ortak geleceğin birbirini değiştirmeye çalışmaktan değil, birbirini eşit yurttaşlar olarak kabul etmekten geçtiğini vurguladı.
Yorumlar