CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, katıldığı programda hem CHP’deki “mutlak butlan” tartışmalarına hem de Türkiye’nin yargı sistemi ile barış sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Tanrıkulu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçim sonrası tutumunu eleştirirken, “Bu yargıdan hukuk beklemek doğru değil” dedi.
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, katıldığı programda CHP içerisindeki kurultay tartışmaları, Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumu, yargı süreçleri ve barış süreci hakkında konuşan Tanrıkulu, özellikle “mutlak butlan” tartışmaları üzerinden dikkat çeken ifadeler kullandı.
Tanrıkulu, CHP’de yaşanan değişim sürecinin toplumun beklentisi olduğunu belirterek, kurultay sonrası yaşanan yargı tartışmalarının partiye zarar verdiğini söyledi. Yargı üzerinden siyaset dizayn edilmesine karşı çıktığını ifade eden Tanrıkulu, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceğini bir hakimin iki dudağı arasına bırakmak kabul edilemez” dedi.
Seçim sonrası yapılan Parti Meclisi toplantısında doğrudan Kemal Kılıçdaroğlu’na konuştuğunu anlatan Tanrıkulu, şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Genel Başkan’a, toplumun kendisine gösterdiği saygının korunması için farklı bir tutum alınması gerektiğini söyledim. CHP 100 yıllık bir parti. Yoluna devam eder ama liderlerin de bu süreçlerde tarihi sorumlulukları vardır.”
Tanrıkulu, Kılıçdaroğlu’nun kullandığı bazı ifadelerin partiyi derinden yaraladığını savunarak, “Partiyi güvenli limana yanaştıracağım gibi sözler CHP’nin tarihiyle ve siyasal kültürüyle bağdaşmadı” değerlendirmesinde bulundu.
14 Mayıs seçimleri öncesinde yaşanan adaylık sürecini de anlatan Tanrıkulu, hükümet değişikliği olması halinde yürütmede görev beklediğini ilk kez açık açık dile getirdi.
Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeyi anlatan Tanrıkulu, “Açıkçası hükümette bir görev bekliyordum. Adalet Bakanlığı olabileceğini düşünüyordum. Ancak bana parlamentoda ihtiyaç olduğunu söyledi ve İstanbul’dan aday olmamı istedi” dedi.
Daha sonra Diyarbakır’dan aday gösterildiğini seçim kuruluna listeler verilmeden kısa süre önce öğrendiğini belirten Tanrıkulu, sürecin kendisi açısından zor geçtiğini ifade etti.
CHP’de devam eden kurultay ve “mutlak butlan” tartışmalarına ilişkin sert konuşan Tanrıkulu, mevcut yargı düzenine güven duyulmasının yanlış olduğunu söyledi.
Tanrıkulu, “Adalet ve Kalkınma Partisi’nin etkisi altında olduğunu düşündüğünüz bir yargıdan CHP lehine karar beklemek büyük bir çelişkidir. Bu durum gerçekten ayıptır” ifadelerini kullandı.
Parti yönetiminde olası bir kayyum ya da polis müdahalesi ihtimaline ilişkin de konuşan Tanrıkulu, CHP yönetiminde bu yönde bir hazırlık yapılmadığını belirterek, “Biz böyle bir kararın çıkacağına inanmıyoruz. Çıkarsa gereği o zaman yapılır” dedi.
Programda Türkiye’de yeniden gündeme gelen çözüm ve barış tartışmalarına da değinen Tanrıkulu, sürecin heba edilmemesi gerektiğini söyledi.
Tanrıkulu, “Türkiye’nin Kürt meselesinin şiddetten arındırılması bakımından önemli bir fırsat var. Ancak iktidarın bu konuda net bir siyasi irade ortaya koyduğunu düşünmüyorum” dedi.
Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli arasındaki sürece ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Tanrıkulu, iktidarın sürece daha çok siyasi hesaplarla yaklaştığını öne sürdü.
Tanrıkulu, Gezi davası tutukluları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları hakkında da konuştu. Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Osman Kavala hakkında verilen kararların uygulanmamasını eleştiren Tanrıkulu, Türkiye’nin uluslararası hukuk alanında büyük itibar kaybı yaşadığını söyledi.
“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi süreçlerinde yıllarca çalışmış bir hukukçu olarak Türkiye’nin düştüğü durumdan utanç duydum” diyen Tanrıkulu, hukukun siyasetin gölgesinden çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Yorumlar