
Bugün karşınıza bir "ibret vesikası" ile çıkıyorum. Kahramanmaraş’ta bir okulda dehşet saçan o gencin yüzüne iyi bakın. Bakarken de elinizdeki o ideolojik büyüteçleri bir kenara bırakın. Çünkü bugün, mahallenizin kutsallarını korumak için attığınız o riyakar çığlıkların duvara çarpma günüdür.
Eğer bu katil zanlısı bir Kürt olsaydı, sabah namazından önce topyekûn bir halkı linç etmeye kalkacaktınız. Eğer bir Suriyeli sığınmacı çıksaydı karşınıza, ırkçılık kazanlarını kaynatıp nefret kusmak için yarışa girecektiniz. Hele ki muhafazakar, dindar bir ailenin evladı olsaydı; "İşte sizin nesliniz bu!" diye ekranlarda parmak sallayacak, İslam’a ve Müslümanlara kusmadık kin bırakmayacaktınız.
Ama şimdi dilleriniz neden lal oldu?
Çünkü bu profil sizin ezberlerinizi bozuyor. Bu çocuk; o çok övündüğünüz laik, demokratik, Atatürk ilke ve inkılaplarını dilinden düşürmeyen, "ilerici ve çağdaş" çizgideki bir aile yapısından geliyor. Hatta "LGBT eğilimi" üzerinden modernlik madalyası taktığınız o tayfanın tam içinden çıkıyor. Ne oldu? Katil sizin mahalleden çıkınca "münferit bir vaka" mı oldu? Sizin "çağdaş" eğitim sisteminizin, "modern" aile yapınızın meyvesi bu mu?
Şimdi kalkmış, faturayı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e kesmeye çalışıyorsunuz. İstifa çığlıkları atıyorsunuz. Sizi gidi pusuda bekleyen sırtlan sürüleri sizi! Sizi gidi leş kargaları! Derdiniz ne okul, ne eğitim, ne de o masum çocuklar... Sizin tek derdiniz, kendi ideolojik çöplüğünüzde bulamadığınız o siyasi rantı, bu trajediden devşirmek.
Peki ya gerçekler?
İnternet kayıtlarına, dijital izlere bir bakın. Olayın özünde ne "dinci baskı" var ne de "yobazlık." Karşımızda; internetin karanlık dehlizlerinde kaybolmuş, nihilist düşüncelerle beyni yıkanmış, topluma ve değerlere yabancılaşmış bir "modernizm kurbanı" var. Sizin o çok yücelttiğiniz "sınırsız özgürlük" ve "değerlerden kopuş" fantezisinin kanlı bir sonucudur bu!
Şimdi aynaya bakın ve kendinize sorun: Eğer bu çocuk sizin "karşı mahalleden" olsaydı, bugün hangi manşetleri atıyor olacaktınız? İkiyüzlülüğünüzde boğuluyorsunuz. Kimse kusura bakmas bakmasın; bu vahşetin üzerinden siyasi hesap yapan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin üzerinden ideolojik savaş yürüten herkes, en az o tetiği çeken kadar vicdan azabı çekmelidir.
Yorumlar